17 Ekim 2009 Cumartesi

ŞANSLIMIYIM ?


Niye ?


Şanssızlık mı ? Yoksa şans mı bu benim yaşadığım.....


Bir gün diyorum evet yeni biri, yeni bir heyecan, uçuşan beyaz bulutlar....


Zaten alabildiğine müşkülpesent olan ben, bide üstüne tuz biber olan geçmişte yaşanan acı ile yoğrulmuş bir başka hayat.


Ne kadar sorunsuz ve huzur dolu bir yaşam isterken ben. Ne yazık ki karşıma o kadar sorunlu ve bir o kadar da karmaşık yaşamlar içinde olan kişiler çıkıyor.


Düşünüyorum işte insan düşündükçe var oluyor, diyorum ki ben şanslımıyım ?yoksa şanssızmıyım ?


Cevap veriyorum kendime, kendimce; şanslıyım içine bilmeden dalacağım bir yaşamın neler getireceğini kestirememe olasılığı ve evet ben içine dalmadan bu yaşamın hemen çıkıyorum tehlikeyi sezinleyip bir an önce o yaşamdan...


Her ikimiz de olmayacağını görüp mutluluklar diliyoruz, hasarsız bir şekilde son veriyoruz bu içine dalmadığımız ortak yaşama....


Şans diyorum, bir kere daha güldü işte bana. Ona yaşamında sadece şans diliyorum. Bende içinden çıkamayacağım bir hayata dahil olmadığım için mutlu hissediyorum kendimi...


Kendince haklı sebebleri var ve açık yüreklilikle benimle paylaştığı için onu kutluyorum...


Rabbim her ikimizin de yolunu açık etsin diyorum....


Duygularım burada satırlara döküldü, istemesem de yok desem de elbette çok etkilendim bu durumdan. Ve oda istemezdi elbet böyle olmasını, yol almadan yolun başında çözmek en mantıklısı idi ve böyle de olması çok doğruydu...


Kendim ve onun için huzur dolu bir yaşam diliyorum. Elimden sadece bu geliyor...


Yüreği güzel bir insan için yapabileceğim tek şey dualarımdır...

2 Ekim 2009 Cuma

ÖZLEDİM ÇOK !!!



MUHASEBE KONUSUNDA YOĞUN BİR DÖNEM DE OLDUĞUMDAN BU ARALAR BLOG SAYFAMI PEK BİR İHMAL ETTİM.

ZENNETMEYİNİZ Kİ SEVGİLİ İZLEYİCİLERİM VE İZLEDİKLERİM OKUYORUM BİR ÇAY MOLASI SAATLERİNDE SİZLERİ.

ÖZLEMLE VE HASRETLE KUCAKLIYORUM HEPİNİZİ....


YÜREĞİNİZDEN NE SEVGİ, NE AŞK, NE DE MUTLULUK EKSİK OLMASIN...

12 Eylül 2009 Cumartesi

Bu vatan bizim, biz Türklerin !!!!


ZOR GÜNLER !!!!


Bir şeyler karalamak, yüreğimden dökülenleri paylaşmak istiyorum.

Kelimeler uçuşuyor beynimde.

Kah bir an mutlu oluyorum insanlık bu sanırım, ama bir televizyon ya da radyoda anonsları, haberleri duyunca da bütün neşem kaçıyor, yerini hüzne bırakıyor.

Çarpık kentleşmenin, yerel yönetimlerin oy için, iktidara gelmek için gösterdiği tavizlerin sonucunda sele mahkum edilen bebelerin ( ki en çokta o masum meleklere kahroluyorum) insanların haykırışlarını, yitip giden çamurlara karışmış hayatları düşünüyor ve yapamayacaklarım beni kızdırıyor.

Daha sonra annelerin, babaların, kardeşlerin, sevgililerin gözünden sakındığı, vatan için canını bir mayına basıp feda eden fakir halkımın evlatlarının şehit haberlerini duyuyorum ve evet yine kahroluyorum.

Kimine göre şehit aileleri yaygara yapıyor ya hani, ve o kimilerinin evladı Amerika da yaşıyor ya, ve yine kimileri demokratik açılım peşinde koşuyor ya, kahroluyorum.

Onları içimize ve meclisimize kadar sokmaları, şehitlerimizin bedeninin soğumasını beklemeden pişkince çıkıp ahkam kesmeleri de kahrediyor beni.

Kim dur diyecek bu gidişe, kim bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demekten vaz geçecek, kim azınlığın değil de çoğunluğun sesi olmaya başlayacak.

Ne zamana kadar bu böyle sürecek, olması gereken bu değil değil mi ? Yoksa ben mi yanlış biliyorum.

Türkiye topraklarında Türk gibi yaşayan, Türk olan ve bundan da gurur duyan bizler azınlıkta kalmayalım ve bizde isteyelim TÜRK AÇILIMI madem öyle ise değil mi ?


Mail kutusuna gelen bir yazıyı burdan paylaşmak istedim:


Tek bir madde LÜTFEN OKUYUN!!!!


Bruksel Zirvesi Sonuc Bildirisinden tek bir madde; okuduğunu anlayabilenlere ve AB hayranlarının dikkatine.

Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi' nden. Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin "Türkiye" başlıklı bölümünden; "Presidency Conclusions" Madde: 23.."..müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer devletlerle de yapılabileceğini. Müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse veya güneydoğu bölgesinde bir kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına....


Bu ihanet böyle büyüyecekse ..!!!

Biz de Türk açılımı istiyoruz .....


-Güneydoğuda herif 30 çocuk sahibi olacak...Çalışmayıp yan gelip yatacak... Benim maaşımdan veya küçük esnaftan %30 vergi alacaksın...


-SSK primim bir emekli maaşı kadar olacak... Ben bu herifin kürt bebelerine bakacağım...

biz de ;TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!

-Ben bir çocuğa bakmak için deli gibi çalışacağım... Kürt yan gelip yatacak...30 tane palesi için devlet ona çocuk yardımı yapacak...

biz de ;TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!

-Ben Bu kadar SSK primi ödeyeceğim...Hastanelerden zar zor faydalanacağım... Kürt bir yeşil kartla 30 tane palesine baktıracak...

biz de ;TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!

-Ben sesimi yükseltsem...Eylem yapsam...Düşüncemi ifade etsem...İşçi memur yürüyüş yapıp hak arasa polisten cop ve gaz yiyeceğim... Kürt çıkıp bayrak yakacak...Bölünme isteyecek...Etrafı yakıp yıkacak...Daha fazla demokrasi ve özgürlük isteyecek... Polis efendi bırak saldırmayı bu itler karşısında copunu saklayıp, kuyruğunu kıstıracak...

biz de ;TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!

-Elektriğe, suya , gaza para vermeyip bedava arazide ev kurup oturan kürt... Elektrik, su ve d.gaz borcunu geciktirsen hemen kesilen ve bir dünya faiz faiz ödeyen... Devlet arazisine bir gecede çöküp oraya ev yapmayan... Zar zor borç harç ev alıp birde bunun takır takır vergisini ödeyen biz...

biz de ; TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!

AYRIMCILIK YAPILIYOR DİYORSUNUZ...

EN KRAL AYRIMCILIK VE ASİMİLASYON BU ÜLKEDE BİZLERE YANİ TÜRKLERE YAPILIYOR...

İTİLİP KAKILAN...

DÜŞÜNCESİNİ İFADE EDEMEYEN...

EDERSE HAİN İLAN EDİLEN...

İŞSİZLİK VE KRİZLE BOĞUŞAN...

HER BORCUNU DEVLETE TIKIR TIKIR ÖDEYEN...

VATANININ TEHLİKEDE OLDUĞUNU HİSSEDİP EYLEME GEÇERSE TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ DAMGASI YİYEN...

SİSTEMİ ELEŞTİRDİĞİNDE ŞEREFSİZLİK VE NAMUSSUZLUK PAYESİ YİYEN... TÜRKLÜĞÜ SAVUNDUĞUNDA FAŞİST DAMGASI YİYEN SİZMİSİNİZ YOKSA BİZ TÜRKLER Mİ...

ANLAMADIM BU İŞİ...

BİZ Mİ BASKI GÖRÜYORUZ... SİZ Mİ...!!!

SONRADA BAŞBAKAN ÇIKIYOR AÇILIM İSTİYOR...

EVET BİZ DE AÇILIM İSTİYORUZ ...

AMA, TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!

AÇMAZSANIZ !!! AÇAMAZSANIZ TÜRK KAPILARINI ...

BİZ DE NELERİ AÇACAĞIMIZI , ÇOK İYİ BİLİYORUZ.....!!!!!


ÖNEMLİ NOT : Lütfen yurtseverlik görevinizin gereği bu durumdan herkesi haberdar edin... Türkiye üzerine oynanan oyunları herkes öğrensin...

3 Eylül 2009 Perşembe

MELANKOLİ DURUMLAR;


GÜZEL BİR GÜN PERŞEMBE,
Uzun zamandır yazmıyorum, yazamıyorum.

Bir uyuşukluk var üstümde, sakin ve relax durumdayım.

Sıcaklarda susuzluk fena yaptı beni.

Hesaptı faturaydı derken hemen akşam oluyor.

Hızlı yaz gecelerinden, birdenbire sakin sonbahar gecelerine geçince ayak uydurdum.
Sonbaharı ve tüm mevsimleri severim.

Ama ben hala umutluyum Ekim ayının sonuna kadar ılık ılık olacak hava.

Kimbilir belki bir kaç deniz keyfide yapılır.

Akşam sefaları artık cafelere ve kapalı alanlara kayacak.

Müzik eşliğinde sohbetler ( belki azıcık ta dedikodu ) yapılacak.

diğerleri ( belki bir gün diğerleri de bloger olurlar da burdan onları da yayınlarım ) hep beraber
kahve keyfi yapmalı, tavla oynamalı en kısa zaman da .
Özledim bu aksiyonları.

Gönül isterdi ki http://kelemek.blogspot.com/ kelebeğimizde olsun.

Ama o şimdi çok uzaklar da uçuyor ve yolu açık olsun başarılarla dönecek inş.
Ve yine bizimle olacak.
İşte böyle bir ruh hali içindeyim bu günler de.
Akşam olsa, şöyle bol bol su içsem iftarımı yapsam.

Az kaldı artık gitme vaktine.
Cıvıl cıvıl olunur en güzelinden bir kaç güne.

Böyle bir sonbaharı özlemişim, nasılda güzel sarı, turuncu renki yapraklar.

Neşe ve huzur hiç eksilmesin yüreğinizden....

18 Ağustos 2009 Salı

YÜREĞİMDE Kİ DEPREM !!!


DOST BİLDİKLERİM, SEVGİLİ BİLDİKLERİM EL OLDU ŞİMDİ BANA ....

1. BöLüM ( giriş )
17 Ağustos Depreminin yıl dönümünde yaşananlar unutulmamışken daha:( !!!

Yüreğimde yaşadığım deprem kalacak uzun süre hafızamda. Silmiştim aslında hayatımdan ve evet o yine yaptı bana yapacağını öğlen, akşam her daim gözümün önünde dolandı durdu. Göz veremi etti beni. Akşam iş çıkışı erkek kardeşimle beraber arabaya giderken omuz omuza geçtik yan yana ama iki yabancı gibi. Tökezlememek için kardeşimin kollarına sarıldım. İyi ki o vardı yanımda. Konuşan hatta gülen adam beni gördüğünde sustu ve ben gözden kaybolana kadar öylece durdu. Gözlerini tüm bedenimde hissettim.

Evet ben iyi bir karar vermişim. Olmayacak bir dua benimkisi. Buna da alışacağım. İki yabancı olmalara, herhangi biri gibi yanından geçip gitmelere alışacağım. Alışmalıyım...
2. BöLüM ( gelişme )

Kişiyi kim gibi bilirsin, kendin gibi... bu seni yanıltır, ki inanırsın inanmaman gerektiği halde. Arkadaş diye bağrımıza bastık, sevdik, değer verdik. O ne yaptı haber vermeden çekti gitti. Geldiğinde sordun ne dedi, seni suçladı ( benim selamıma gerek yok, bir sürü hayranın vardır onlarla selamlaş dedi ) bana dedi bana. Öküz ve odun adam. Ben ne yaptım mail kutusuna bir güzel yazdım içimden gelenleri. Ohh pek bi rahatladım, elbet okuyacak ve kim olduğunu bir kez de benden öğrenecek...

3. BöLüM ( sonuç )
Bugün relax ve sinirleri alınmış bir haldeyim. Bi rahatlık var. Sanırım taşı gediğine koymuş olmanın hafifliği olsa gerek ......
YAZDIĞIM MAİLDEN BİR KAÇ KUPLE SATIR !
Her şeye rağmen yinede selamlıyorum seni.!!!
Seninle her şeyi paylaştım, bana iyi bir arkadaş, iyi bir dost olursun diye düşündüm. Kaç gündür nerdesin..... Siz erkekler hep bunu yaptınız işte, sende beni yanıltırsın diye düşünmüştüm ama olmadı yine ben haklı çıktım. Seni hiç sorgulamadım, hesap hele hiç sormadım. Kısıtlamalar getirmedim. Ya da ne bileyim arkadaşlıktan başka bir beklentim olmadı. Ne olur ya bir kere de biriniz beni şaşırtın. Dürüst olun. Açık olun, beklentileriniz neyse açıkca deyin ki bende ona göre hareket edeyim..... Hayatım boyunca inşa ettiğim kule hep gıpta ile bakılan bir kule idi. Kimse yıkamadı ve yıkamayacakta. Nezaketen bile açıp yanıt vermedin bana. Yine de esas ben sana başarılar diliyorum. Ve herkes layığını bulacaktır. Eninde sonunda ..... Bana ayırdığın zaman var hayatında hakkını helal et ve kendine iyi bak..... ARKADAŞ...



15 Ağustos 2009 Cumartesi

Sevgi üzerine !!!!





Sevmek en güzelinden !!!!

Beyazı çok seviyorum, ama siyahı da seviyorum, ee bide kırmızıyı seviyorum. Ama moru sevmiyorum.

Taşları, boncukları pırıltılı şeyleri seviyorum. Kocaman küpeleri, yüzükleri, kolyeleri seviyorum.

Bakımlı elleri seviyorum ( bugün otobüste pek kokoş bir hatun vardı ki ellerini hele de tırnaklarını görünce nevrim döndü bakmak istemedim ama gözüme gözüme soktu güneş gözlüğüm bile içindeki pislikleri örtmedi.) Bu mudur? Hayır değildir.!!

Çantaları severim, papuçları severim ( hele de yüksek ökçelilerse) cici cici jeanleri severim, renk renk badileri severim. Arada ben de kokoş olurum. Mis kokulu parfümleri severim.
Film seyretmeyi severim, çizgi filmlere bile bayılırım( aaa buz devrini izlemedim ben) Kitapları severim. Wilbur Smith serini tamamlayacağım. ( Wilbur Smith- Büyücüler Kralı elimde şu an )

Köfteyi, patates kızartmasını ve makarnayı severim, mantıyı severim. Sebze severim bol zeytinyağlı taze fasulyeyi severim. Çay içmeyi severim ama şekersiz. Türk kahvesini severim orta şekerli ve en köpüklüsünden. Ahhh birde yanın da sigara içmeyi severdim !!! (bıraktım bıraktım, o beni bırakmadan arada hani kırk yılda bir puro kaptırıyorum çukulatalısından_ annem duymamıştır değil mi_)

Eğlenceyi severim, sevdiğim şarkılara eşlik etmeye bayılırım. Sanat müziği dinlerim bolcana, fransızca şarkıları severim, önceden arabesk dinlemezdim onu da dinler oldum. Hoş geliyor kulağa

Fıkra dinlemeye bayılırm ama ben anlatamam pek. Şiir severim yazar tanınmış, tanınmamış fark etmez bir satırında kendimi buldum mu okumadan geçmem. Çiçekleri severim, kokulu yada kokusuz açanları. Meyve severim ( çiçekten meyveye geçtim ama ) Denizi severim, okyanusu görmedim daha, görsem mutlak onu da severim.

Güneşlenmeyi değil, bol bol yüzmeyi severim. Yağmuru severim cam kenarında izlemeyi, bulutları severim her birinden şekiller çıkarır hatta kendime masallar uydururum.Arslan tilkiyi kovalıyor diye.

Rüzgarı severim püfür püfür esen. Kollarımı açarım kucaklarım rüzgarı, dalgalandırırım saçlarımı. (Bulamadığım zamanlar da rüzgarı, vantilatörün karşısına geçerim.) Herkes gibi yalanı sevmem, doğru bildiğimi söylerim ucunda en kötüsü olsa da.

Taşın altında kalırım ama lafın altında kalmam. Gördüğüm yanlışları doğrularla düzeltmeye çalışırım. Düzeltmeleri için ikaz ederim. Sıraya girmek çok güzel olmasa da ne sırayı bozarım, ne de bozmalarına izin veririm.

Güzel yazarım ilham geldiğinde ( yazımda güzeldir. ) Paylaşmayı severim şimdi olduğu gibi. Sevdiğim zaman yürekten severim.

İnsanları severim, kaypak insanları hiç sevmem, tebessüm etmeyi, hatır sormayı, gönül almayı severim. ( Hiç tanımadığım bir yaşlıya çekinmeden merhaba der, gönlünü alırım. ) Çocukları severim, masum gülücüklerine bir ömür veririm. Ne kadar haylaz olsalarda, uykuda sarılıp sarılıp öpüp koklamayı severim.

AşK ı severim, ne kadar aşık olmasam da ( şimdilik ). Sevmeyi severim, isterim ki beni benden çok sevsinler. Bir gelene bin giderim. Aşımı ekmeğimi bölüşüp yerim.

Çok çabuk sinirlenmem, ama...

Neyse işte bugün böyle bir ruh hali içerisindeyim. Seversin sevmezsin bize ne demeyin ! Olsun ben yine de sizi severim. Sevmek güzel, sevilmek hele daha da güzel. Arkadaşlıklar, dostluklar, paylaşımlar.... vs.vs.vs....
Yürekten bir koskocaman sevgi yolluyorum....

Dip not: " gökyüzünün ömrü " bugün bir kez daha hala olmanın tadına vardı. ZÜMRA bebek aramıza katıldı. Resimlerde çok şeker ciciş, birazdan da sevmeye gideceğim inş. Sizden de kucak dolusu sevgi götüreceğim....

Bu küçücük şey netten alınma bir fotoğraf sizi yanıltmasın !!!!

5 Ağustos 2009 Çarşamba



Sayfalar tükendi sanır ya hani bazen insan, aslında tükenen o sayfa değil yerleri değişen kişilerdir.


Bende beyaz ve hiç kullanılmamış sayfa çok.
Her defasında çevirdikçe yaprakları, istediklerimi karalayacağım ve yazacağım.



Misal bir sayfamda kocaman bir kalp vardı kıpkırmızı çok da değerli idi.
Diğer sayfam da ise bembeyaz bir güvercin ve zeytin dalı.



Kapattım şimdi ikisini de, başka bambaşka bir sayfa açtım yine kendime henüz beyaz içi doldurulmamış.

Belkide bunu kendim için açmışımdır diye düşünüyorum ve elime renk renk kalemleri alıp deniz olan bir manzara resmi karalamaya başladım bile...
Gökyüzündeki martılar yoldaşım, bindiğim vapur arkadaşım.
Çiziyorum en güzelinden ellerimle bulutlara mutluluğu ve sevgiyi...

Hadi hayırlısı...