28 Temmuz 2009 Salı

RÜZGARLA DANS EDEN KIZ !!!



RÜZGARLA DANS EDİYOR ...

Ellerine baktı avuçları bomboştu... Resmi bin parçaya bölmüş ve rüzgara karşı savurmuştu. Öyle kuvvetliydi ki rüzgar, tek bir parça bile bırakmamıştı ne ellerinde ne de yeşilliklerin arasında. Tıpkı hayatından çıkardığı tek satırlık cümle gibi.

Vazgeçmişti sevmekten, vazgeçmişti ondan...










Şimdi yüzüne bir tebessüm yerleştirmişti. O ulu meşe ağacındaki minik serçe ona şarkı söylüyordu. Kulak verdi yaşama ve yaşamaya, doğadaki tüm güzel seslere. Yaprakların hışırtısı rüzgarla birklikte ninni gibi geliyordu. O ninniler rüzgarın da etkisi ile kulaklarına fısıldıyordu. Kapattı bir sayfayı bir daha açılmamak üzere işte tam da bu sırada.


Ellerini önce kendine sarmaladı. Kucaklamak istedi kendini, hayır bu olmazdı. Yetemezdi kendi kendine. Açtı sonra kollarını rüzgara o yüksek tepede meşe ağacının gölgesinde, karşısında deniz. Bir yanı mavi, bir yanı yeşildi. Yüreği ise renk renk tomurcuklarla dolu idi. Dans etmeye başladı, birde şarkı mırıldandı serçeye eşlik edercesine...

Rüzgar savurdukça saçlarını, oda savruldu, döndü durdu dünyaya inat, bütün kötülüklere inat. Rüzgarda dans eden kız, dünyaya inat tersine dönüyor, düzene karşı duruyordu. Akışı, gidişi, olması gerekeni reddedercesine...

Birde not yazdı kağıda kalemle...

" Sevin, sevin ki sevdiğiniz sevilmenin tadını çıkarsın. O tatla, şevkle o da sizi sevsin. Sevmiyorsa bırakın gitsin. "

Bu notu iliştiriyor dalın en görünen yerine, ondan sonra gelenler dans ederken görsün diye.

SEVGİYLE KALIN, YÜREĞİNİZE İYİ BAKIN!!!
İŞTE UZAKTAN BAKARKEN AMASRA'ya, BÜTÜN DOĞA EŞLİK EDİYOR İNSANA...



23 Temmuz 2009 Perşembe


mİm lenmişim bende !!!!


Kendimce yanıtlar vermeye çalışacağım, mimlemem gerek se birilerini şimdilik tek kişi ile yetineceğim. gökyüzünün ömrü diyeceğim....


1- Hayatımızda ki önemli 3 erkek ?

İLK SIRA : BABAM TABİ Kİ,

İKİNCİ SIRA : YEĞENİM NECDET ( halasının kuzusudur o)

ÜÇÜNCÜ SIRA: SEVDİĞİM ADAM ŞİMDİLİK......


2- Bıkmadan usanmada 3 gün 3 gece uğraşabileceğiniz hobi ?

ELBETTE FİLM İZLEMEK.


3- Yaşadığınız yer dışında sevdiğiniz 3 şehir ?

İLK SIRA: İZMİR ( merak içerisindeyim )

İKİNCİ SIRA : AMASRA

ÜÇÜNCÜ SIRA: İSTANBUL


4-En önemli fobiniz ?

KORKULARIM ( nedensiz ve sebesiz olanından )


5- Giyim konusun da en çok tercih ettiğiniz renk ?

SİYAH, BEYAZ, KIRMIZI, SARI, PEMBE, GRİ.


21 Temmuz 2009 Salı

Sevgimizin, aşkımızın üstünden...

SüPeR MaN ' ime ithafen ( İzmir'lime )


Evet yine bir şarkım var benim, hem de öyle böyle değil ! Sanat güneşi Zeki MÜREN' e ait olan bir şarkı( Sevgimizin, aşkımızın üstünden sene geçti, ay geçti, yıl geçti ) . Sözleri, duygusu o kadar anlamlı ki. Ve benimle arkadaşımın şarkısı oldu. Gün içerisin de bir çok kere zevkle dinliyorum.

Aramızda ki mesafelere rağmen, dostluğumuz en yakınımdakinden de ileride. Beni mutlu kılan, hoş duygular yaşatan, günün bütün yoğunluğunu, yorgunluğunu bir anda yok ediveren bir arkadaş.


Yıllarca dilimden düşürmediğim, hep merak ve özlemle adını zikrettiğim o güzel kentin insanı ( İZMİR ) bana ta oralardan, uzaklardan bir ses oldun. Düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi, acılarımı, sevinçlerimi paylaştığım sevgili insan iyi ki seni tanımışım.

Kararmış, umutsuzluklarla dolmuş hayatıma AYDINLIK oldun, ışık oldun, ses oldun. Yüreğim seninle sevinç doldu.

İltifatlarınla, doğru yaklaşımlarınla, dolaysız, çıkarsız söylemlerinle, samimiyetinle iyi bir dost, iyi bir sevgi adamısın. Uçuk hayallerin insanı olan beni kendime getiriyorsun, yere basmamı sağlıyorsun. Ben pembe düşler kuruyor, sende yaşamın böyle olmadığını beni kırmadan hatırlatıyorsun.

İŞTE SEN BENİM SÜPERMENİMSİN,

Harika esprilerin, bir tebessümün, kişilere yüklediğin sıfatlar -ki bunda baya başarılısın- paylaşımların, inceden ince den tespitlerin. İşte tüm bunlar yaşamımı renklendirdi. Yüreğimde çiçekler açtırdın bana. Bu güzel ve özel duyguları bende yaşatabiliyorsam eğer sevgili arkadaşım sana, benden mutlusu yoktur bu dünya da.

Huzur buldum seninle, huzur bul benimle ...!!!

Sihirli değnek siparişimi de aldın, en kısa zaman da elimde olacak biliyorum. Sen ve ben için "abra kadabra" diyeceğim rengarenk yapacağım yaşamı. Bir kuşun kanadın da selamlar, sevgiler yollayacağım. Seni alıp bana getirsin diye dileklerde bulunacağım.

Belki de senden öncesi olmayacak, senden sonrası olacak artık. Evet evet artık senden öncesi yok !!!

SEN VE SONRASI VAR !!!

9 Temmuz 2009 Perşembe

SiL BaŞTaN !!!


Hani hani demiştim ya, bir kaç zaman önce SiL BaŞTaN yapacağım diye. Hatta birde blog ismimi de değiştirmiştim ya.
Evet artık yaptım SiL BaŞTaN, sonun da başardım. Başarmalıydım ama değil mi? Bugün kısa bir dönem de olsa yalnız kaldım . Düşünme payım vardı ya hani düşündüm derin derinnn. Sonuç mu ? = SiL BaŞTaN (oley) !!!!


İşte sen busun dedim kendime, kimlerden vazgeçilmedi ki bu hayatta. Sadece ben değil hemde, zamanla herkes vazgeçebiliyor sevdalardan, sen mi geçmeyeceksin . Düşünürken; acaba gelse karşıma ne yaparım dedim. Sorsa ne oldu diye ? Ne derim ki ? Ne cevap veririm ki ? Evet yanıt şu olur du. Hiç bir şey olmuyor SENİNLE !!!!

Evet evet bu sınavın ve bu sorunun doğru cevabı buydu. Başarıyla geçtim imtihanı.




Etrafım dostlarımla çevrili şu an, onlarsız çok sancılı geçerdi bu süreç . İyi ki var benim canlarım. Hele hele birde uzaklarda bir dost, bir arkadaş var ki bana kendimi öyle iyi hissettiriyor ki !!!! Allah nazarlardan saklasın. Hergün onunla sohbet etmek büyük bir keyif veriyor. Günümü güzellikler içinde geçirmemi sağlıyor.
İyi ki varsınız canlarım;

R* (cimcimem) , N* (nihom) , İ* (cancanım) , İ* (isotum) , vs... vs... VE EVET İ* (ifotum) izmirlim....


İşte böyle bir ruh halindeyim sevgili blog. En önemlisi de seninle de paylaşıyorum ya burdan yazarak, sesimi duyuruyorsun ya burda bu dünya da, sende iyi ki varsın blogcum.
DOSTLUK ADINA BÜTÜN ELLER BİRLEŞSİN SEVGİYLE.... !!!!!!!!

27 Haziran 2009 Cumartesi

DİRENİYORUM YOKLUĞUNA ????





Olmak mı ? Olmamak mı ? demiş yazar oyununun bir bölümünde, işte bende tam o sınırdayım şimdi. Fonda çalan " direniyorum yokluğuna " şarkısı içimde ki sakladığım acıyı açığa çıkarmış durumda. Belki bu gün ayrılığın doğum günü değil henüz o kadar olmadı. 3 hafta önce onunla olan sevinçlerim, umutlarım, hayallerim tükendi.

Garip bir şekilde huzur doluydum aslında, sebebsiz nedensiz mutluydum. Etrafıma saçtığım
ışık, enerji herkes tarafından fark ediliyordu. Espiri yapıyordum. Hayatı geriye sarmıştım yaş aldıkça nüfus cüzdanım, ben bu sevincimin, neşemin yansımasıyla daha bir enerjik oluyordum.
İşte bu gün sabah melankolik kalktım ya yataktan, gözlerimden fer gitmiş buldum ya aynada kendimi, sessizlikte kendimle konuştum yaaa.



Olmadı ne kadar dirensem de, ne rimel kaldı ne de kalem aktı gitti gözyaşlarımla. Önce içime aktı ve ben bu sele engel olamadım set kuramadım göz kapaklarıma. Yumdum yumdum sıkıca
kapadım gözlerimi. Buluttan bir anda boşalan yağmur misali sağnak gibi aktı gözyaşlarım.






Yalnız kalsam yastığımla baş başa kalsam, bütün perdeleri kapasam güneş girmese, kuşlar ötmese, kimse olmasa bugün. Olmasa, olmasa, olmasa hiç bir şey olmasa bugün. Sadece ben ve bana arkadaş bana dost gözyaşalarım ve ystığım olsa bugün.

Ama hayır bunları yapamazsın, bugün iş var, gidilmesi gereken bir kına var, ve cevap verilmesi gereken iş arkadaşları var. Hesaplar var, yapmam gerekenler var, sorumluluklarım var, faturalarım fişlerim var. Var var var ama ben yokum aslında.

Bırakın ne olur beni bana, bırakın....

Diğerlerinin verdiği yanıtları duyar gibiyim; İMKANSIZ, İMKANSIZ, İMKANSIZ !!!

""offfffffff ""

DİRENİYORUM YOKLUĞUNA
Bugün ayrılığın doğum günü
Anılar geliyor üstüme üstüme
Sensizlik yakıyor canımı
Bu da beni mahvediyor

Göz yaşlarım yokluğuna
İsyan etmiş haykırıyor
Bi de üstüne sen yine mutlusun ya
Bu da beni kahrediyor

Alışıyorum geç olsa da
Yana yana katlanır bu yürek
Acılara gem vura vura
Direniyorum yokluğuna

ÖZGÜN ' ün parçası çok güzel, söylemeden bitirmek istemedim yazımı...



21 Haziran 2009 Pazar

ŞİMDİ ADIN YEĞENİMDE YAŞIYOR...



Canım babacığım;


Hep günlüklerimde yazardım sana mektup, burdan da yazmak istedim.


Gidişinin üzerinden sanki asırlar geçti. Hala seni çok özlüyorum ve gittikçe de içimin acısı çoğalıyor.



Haziran ayının son günleri yaşanırken, nefes aldın ve vermedin geriye. O illet hastalık bırakmadı yakanı aldı seni benden, bizden. 29 Haziran gecesi. Bizi sensiz bıraktı. Yıllar ne çabuk geçti sensiz büyüdüm acılarımla. Sensiz yaşadım bir çok sevinçlerimi. Kimi zaman ağladım yokluğuna, kimi zaman içime gömdüm tüm hezeyanlarımı, kırıklıklarımı, acılarımı, duygularımı, yok oluşlarımı.

Avunduğum tek şey bana geriye bırakmış olduğun dünyanın incisi annem ve sevgimle büyüttüğüm biricik kardeşim. Emanetindi bana, elimden geldiğince de iyi bakmaya çalıştım emanetlerine.


Kimbilir belki de hissediyorsundur ordan bizi. Adın kardeşimin oğlunda tekrardan yaşıyor. Birde cimcime var ki sorma babam. Yanımızda bedenen olmasan da canım babacığım her babalar günü özlemle hasretle andım seni. Bütün dualarım seninle, ve hep dileğim orda bir araya gelip özlemimin sona ereceği sonsuzlukta buluşmak. O vakit saadet tablosunun en güzelini yaşayacağız hep birlikte sonsuzlukta.

Sevgili babacığım; sen yerinde rahat uyu, mekanın cennet olsun. Dualarım hep seninle.

BİR TEK EKSİKLİĞİMİZ SENİN HASRETİN, ÖZLEMİN.


Bu beden nefes alıp verdiği sürece seni hiç unutmayacak, özlemle kavuşulacak o sonsuzluğu bekleyecek... SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM BABAMMMMMMM

4 Haziran 2009 Perşembe

Yaşamak SENİNLE güzel sevgilim.


Hani insan bazen emin olamaz karşısındakinin duygularından, ben hep böyle bir duygu içinde olmuşumdur tüm ilişkilerimde. Ne çok arasın zırt pırt isterim, aramayınca da neden aramıyor yoksa unuttu mu derim. Böyle bir gel-git yaşar dururum ve asla da bir orta yol bulamam. Normali nedir ? Nasıl olmalıdır ? Karar veremem. Ve ben bana göre doğru olanla yetinmeye çalışır dururum. Ben çok seviyorum, bu aşkım da uzun zamandır sürmekte. Sonunda artık oda biliyor sevdiğimi, platonik aşktan çıktı gerçeğe dönüştü. Benim içimde kopan fırtınadan oda haberdar, ve oda kayıtsız değil bu sevdaya. Benim için iyi şeyler düşündüğünü söylemesi, ellerimi öpmesi, yüzümü okşaması... Susup sadece gözlerimizle konuşmamız dakikalarca ömre bedel... Kulağıma güzel sözler fısıldaması... Aşığım ben aşık, ellerimi, yüreğimi, gözlerimi, bedenimi o yanımdayken daha bi yoğun hissediyorum. Varken yanımda yaşıyorum, yokken de ışığımı kaybetmiş bir kör gibiyim... Nereye kadar gider bilmiyorum. Sonu mutlu olur mu ? Olmaz mı ? Kim bilebilir ? Seviyorum ya işte buda bana yetiyor hani....